İNDEX TARİHÇE ÜRÜNLERİMİZ BİLGİ BANKASI
                                YAKUPOĞLU ÜZÜMCÜLÜK

BAG ZARARLILARI


MAYMUNCUK: Genellikle siyah veya koyu kahverenkli 5-15 mm boyunda böceklerdir. Vücutlarinin üzeri yaldizla kapli veya çizgilidir. Agiz parçalari kisa ve genis hortum seklindedir. Yurdumuzda bölgelere göre zaman zaman yogun olarak bulunmakla beraber daha ziyade kumsal ve taban yerlerde tesis edilmis olan baglarda her yil ve yer yer görülürler.
Maymuncuk erginleri ilkbaharda gözler uyanmaga basladigi zaman kisladiklari yerden çikarak kabarmakta olan gözleri genç asilari, filizleri daha sonralari yapraklari yemek suretiyle zarar yaparlar. Yogunluklari fazla oldugunda gözlerin uç kismindan baslayarak taban kismina kadar tamamen yediklerinden, zarar yaptigi omcalar yesermezler.
Böyle bir baga uzaktan bakildiginda don vurmus bir bag gibi, görünür. Maymuncuklar gözlerden baska olgun yapraklarda da beslenirler. Yapraklarin kenarlarini yarim yuvarlak sekiller meydana getirecek sekilde, damar aralarini genisçe, muntazam sadece yaprak damarlari kalacak sekilde yemek suretiyle de zararli olurlar.Larvalar (kurtlar) omcalarin kökleri ile beslenirler. Yogun larva hücumuna ugrayan omcalar kurur veya ciliz kalip verimden düser. Özellikle yeni kurulmus baglardaki zararlari önemlidir.
Maymuncuklarin en ekonomik zarari baharda gözlerde meydana getirdikleri zarardir. Özellikle zararli yogunlugu fazla ise zarar gören omcalardan o yil ürün almak mümkün olmaz.Maymuncuklar kisi ergin halde toprakta, omca kabuklari altinda, yere düsmüs yapraklar altinda geçirirler. Ilkbaharda gözler uyanmaya baslarken omcalara tirmanarak kabaran gözleri, daha sonralari yeni çikan yapraklari yiyerek beslenirler. Gündüzleri omcalarin dibinde, toprakta, omcanin yarik ve çatlaklarinda, kabuk altinda gizlenirler. Geceleri faaliyete geçerler. Yumurtalarini omcalarin dibine veya toprak içerisine birakirlar. 15-20 gün sonra yumurtalardan çikan larvalar bitki kökleri ile beslenerek gelisirler. Toprak içerisinde yaptiklari odaciklarda pupa olurlar. Pupa dönemleri genel olarak 20-35 gün devam eder. Çikan erginler asma yapraklarinda beslenirler. Yilda 1-1,5 döl verirler.
Mücadelesi
Bagin içinde ve çevresinde zararlinin kislayabilecegi barinak yerleri yok edilmeli, bag otlu birakilmamalidir. Ayrica zararlinin omcaya yerden sürünerek tirmanmasi dolayisiyla, omcalarin dallarina yapiskan bir macunun çepeçevre sürülmesi halinde gelen erginler, yakalanir ve bunlar kisa araliklarla yapilan kontrollerde yok edilebilir.Erken ilkbaharda zararlinin çikmasi muhtemel olan zamanlarda baglarda gözlemler yapilmali, zararlinin kendisi veya zarari görülür görülmez ilaçlamaya geçilmelidir. Ilaçlarin uygulanmasinda omcalarin tümüyle ilaçlanmasina özen gösterilmesi, özellikle gözlerin ve kök bogazlarinin da ilaçla kaplanmis olmasi gerekmektedir.

SALKIM GÜVESI: Ergini küçük bir kelebek olup, Kelebegin kanat açikligi 10-12 mm, boyu 6 mm kadardir.Ön kanatlarin zemini gri renkte, üzeri gri-mavi, kahverengi, kizilimsi sari ve zeytin yesili renklerle mozaik gibi süslüdür. Arka kanatlar ise gri renkte açik sari, mavi pariltilidir. Etrafi saçaklidir. Yumurta mercimek seklinde ve çok küçüktür. Larva yumurtadan yeni çiktiginda yaklasik 1 mm boyundadir. Olgun larva ise 9-10 mm boyundadir. Larvanin vücut rengi genellikle sarimsi yesildir. Koyu renkli üzüm çesitlerinde beslenen larvanin rengi mor renkte olabilir. Larvanin basi kahve renklidir. Larva her döneminde çok hareketlidir. Rahatsiz edildiginde salgiladigi ince bir iplikle kendini yere sarkitir.
Pupa kahve renginde ve boyu 5-7 mm' dir. Beyaz bir kokon içinde bulunur. Salkim güvesi yurdumuz baglarinin tümünde yayilis göstermektedir. Salkim güvesinin 1. döl larvalari salkimin tomurcuk ve çiçekleri, 2. döl larvalari koruklari 3. döl larvalari olgun taneleri delip içine girerek beslenir. Tomurcuk çiçek veya tanede beslenen larva oradan çikip hemen yanindakine girerek içinde beslenir. Bu sekilde birden fazla tanede beslenir. Bu arada beyaz renkli salgiladigi ipliklerle taneleri birbirine birlestirir. Olgun üzümde beslenme esnasinda tanelerde sulanma basladigi için larva bir tane içinde uzun süre kalamaz ve daha fazla yer degistirir. Bu arada larvanin girip çikarken deldigi tanelerden akan sekerli su çürüklük meydana getiren mantarlarin çogalmasi sonucu salkimda önemli derecede zarar meydana gelir. Salkim güvesi bu sekilde direkt olarak üründe meydana getirdigi zararla baglarin en önemli ve en ekonomik öneme haiz zararlisidir.
Ayrica yas üzüm ihracatinda ambalajlamada sorun olarak karsimiza çikar. Zarar görmüs üzümlerden yapilan saraplarin da kalitesi düsük olur.
Salkim güvesi kisi omca kabuklarinin altinda ya da barinabilecegi yerlerde pupa halinde geçirir. Ilkbaharda uygun orantili nem ve sicaklikta pupalardan kelebekler çikar. Kelebekler gündüzleri omcanin iç kisimlarinda hareketsiz dururlar. Aksamüstü günes battiktan sonra sicakligin 10°C üstünde oldugu saatlerde uçusmaya baslarlar. Uçuslar gece yarisina kadar devam eder. Disiler yumurtalarini baharda çiçek tomurcuklarina, çiçeklere ve çiçek saplarina birakirlar. Bir disi 60-70 yumurta birakabilir. Yumurtalardan 8-10 gün sonra larva çikar. Yeni çikan larva bir süre dolastiktan sonra çiçek kiliflarini delip tomurcuk veya çiçek kilifi içine girer ve beslenir. Dört gömlek degistirdikten sonra olgun larva salgiladigi iplikçiklerle bir kokon örer ve onun içinde pupa olur. 1. dölün yasam süresi 35-40 gün kadardir. 2. döl larvalari korukta; 3. döl larvalari da asmanin olgun üzüm döneminde zararli olurlar. Bu dönemlerde hava kosullari zararlinin gelisme isteklerine daha uygun oldugundan bu döllerin gelisme süreleri daha kisadir. Salkim güvesi genellikle yurdumuzda 3 döl verir. Ancak hava kosullari zararlinin isteklerine uygun olan bölgelerde ve yillarda 4. bir döl daha meydana gelebilir.
Mücadele: Salkim güvesi larvalarinin faaliyeti için sicaklik ve orantili nem bakimindan omcalarin iç ve alt kisimlari daha uygun oldugu için salkim güvesi disi kelebekleri yumurtalarini iç alt kisimlardaki salkimlarin üzerine birakilir. Bu nedenle omcayi askiya almak, aralama ve uç almayi omcanin iç kismini havadar tutacak sekilde yapmak, bagi otlu birakmamak, kis temizligine önem vermek zararlinin faaliyetini azaltmak bakimindan yararlidir.Bugün için salkim güvesi ile en etkin mücadele yöntemi kimyasal mücadeledir. Kimyasal mücadelede en önemli husus ilaçlama zamaninin iyi bilinmesidir. Bunun için de Tarim ve Köyisleri Bakanligina bagli kuruluslarda çalisan Ziraat Mühendisleri ve Ziraat Teknisyenlerince, tahmin-uyari yöntemi esaslarina göre yapilan incelemeler sonucunda saptanan ilaçlama tarihleri, çesitli araçlarla üreticilerimize bildirilmektedir. Ilaçlamalar için uyari alindiginda görevli elemanlarin önerdikleri ilaçlari, verilen dozlarda kullanmalidir. Uygulamalarda özellikle salkimlarin ilaçlanmasina özen gösterilmeli ve ilaçlama günün serin saatlerinde yapilmalidir.

UNLU BIT: Ergin disi oval ve yassi biçimde, 3.5 mm uzunlugunda, 2-2,5 mm genisligindedir. Vücut rengi sari veya sarimsi turuncudur. Ancak üzeri un görünümünde beyaz mumsu tabaka ile örtülü oldugu için beyaz renkte görünür.
Yumurta, uzunca oval sekilde ve sari renktedir. Yumurtalar beyaz mumsu iplikçiklerden olusmus yiginlar arasinda kümeler halinde bulunur. Bir kümede 150-200 adet yumurta vardir.
Larva açik sari renklidir. Mumsu örtüleri yoktur. Unlu bit asmanin her tarafina yayilarak, yaprak sürgün salkim ve gövdede zarar yapar.
Bitkinin özsuyunu emerek omcanin zayiflamasina, üründen düsmesine ve sonunda kurumasina neden olur. Unlu bitin salgiladigi tatlimsi maddeler çürüklük yapan mantarlarin gelismesine ortam saglar. Böylece bitki organlarinin üzerinde siyah renkli küfler olusur. Bunlar solunuma ve bitkinin günes isigindan yararlanarak besin maddesi üretmesine engel olarak bitkiyi zayif düsürdügü gibi meydana gelen ürün de kalitesiz olur.
Unlu bit kisi ergin, yumurta ve çesitli larva dönemlerinde omcalarin kabuk altinda, yarik ve çatlaklar arasinda, kök bogazina yakin yerlerde geçirir. Mayis ayi sonunda kislagi terk eden ergin ve larvalar, beslenmek üzere omcanin yesil kisimlarina tirmanirlar. Yaz ortalarinda, taneler sulanmaya baslayinca salkimlara geçis baslar ve bu dönemde çogalmalari da hizlanir. Yumurta birakma süresi uzundur. Bu nedenle, her zaman ergin yumurta ve larva dönemlerine her zaman birlikte rastlamak mümkündür. Bir disi 250-600 adet yumurta birakabilir.
Unlu bit sicak ve nemli yerleri seven bir zararlidir. Bu nedenle ilkbaharda ve yaz mevsiminde orantili nem yüksek oldugu zaman çogalmakta, kurak geçen yillarda zarar daha az olmaktadir. Bu nedenle unlu bitin zarari yildan yila degismekte ve özellikle sik dikilmis nemli ve gölgelik baglarda daha fazla zarar yapmaktadir. Unlu bit yurdumuzda 2-6 döl vermektedir.
Mücadelesi: Çok su tutan taban arazide ve gölgelik yerlerde bag tesis edilmemelidir. Zorunlu kalindigi taktirde omcalar seyrek dikilmeli ve sürgünler yükseltilmelidir.
Bulasma görülen baglarda omcalarin yapraklari seyreltilmeli, salkimlarin havalanmasi temin edilmelidir. Ayrica kisin budama yapilirken kabuklar soyulup yakilarak, zararli yogunlugunun azalmasi saglanmalidir.
Bagda unlu bite karsi kimyasal mücadele iki devrede yapilabilir. 1. devre omcanin gövdesinde kabuklarda islaklik görülmeye basladigi ve unlu bitin bitkinin yesil kisimlarina dogru yürümeye basladigi devredir. Bu devrede koruklar tahminen nohut büyüklügündedir. 2. devre unlu bitin yaprak ve salkimlara geçtigi tanelerin sulanmaya basladigi devredir.
Ancak 1. devrede zararli birkaç omcada ve çok seyrek olarak rastlanmissa sadece 2. devrede ilaçlama yapilmalidir.
Ilk devrede omcalarin çogunda, bulasma saptanirsa ve ayrica ihraç edilen çesitlerde her iki devrede de ilaçlama yapmak zorunludur.
Her iki devrede de tarim teskilatlarinca ögütlenen ilaçlar önerilen dozlarda yazlik yag ile karistirilarak kullanilmalidir. Ancak yazlik yaglarin kükürt ile karismasi halinde yakma yapabilecegi göz önünde bulundurularak baglarda kükürt kullanilmasi gereken durumlarda unlu bite karsi yapilan uygulamalarla kükürt uygulamasi arasinda en az 15- 20 gün zaman bulunmalidir. Mecbur kalinirsa, ilaçlar yazlik yag karistirilmadan kullanilmalidir.
Ilaçlamalarda gövde, sürgün ve salkimlarin iyice ilaçlanmasina dikkat edilmeli ve ilaçlama kaplama seklinde yapilmalidir.

BAG UYUZU: Bag yaprak uyuzunu meydana getiren zararli, gözle görülemeyecek kadar küçük bir akardir. Akar kisi asmanin gözlerindeki tüyler arasinda, kalin ve ince dallarin çatlaklari arasinda ergin halde geçirir. Ilk baharda taze yapraklara geçerek beslenmeye baslar. Yapraklari alt yüzünden emer. Emgi yaptigi yerlerde yaprak üst yüzüne dogru kabarciklar meydana gelir. Kabarciklarin içinde beyaz renkli tüyler meydana gelir. Disiler bu tüylerin arasina yumurtalarini birakir. Yumurtalar açilinca çikan yavrular da ayni erginler gibi beslenerek zararli olurlar.
Bu akar türü yilda 7-8 döl vermektedir. Bu nedenle yapraklardaki belirtiler devamli olarak görülür. Uygun giden havalarda bulasmalar çok oldugu için yapraklarin üstünde, çiçek tomurcuklarinda ve çiçeklerde de beslenir ve agir zararlar meydana gelir. Kabarciklarin içinde önceleri beyaz renkli olan tüyler zamanla kahverengi olurlar. Yeni bulasmalarla meydana gelen kabarciklarin üzerindeki tüyler beyaz renklidir. Beslenme Ilkbaharda gözler açilirken baslar, geç sonbahara kadar devam eder. Zarara ugrayan yapraklar özümleme isini tam olarak yapamazlar ve zararinin yogunlugu oraninda ürün miktari etkilenir.
Külleme hastaligi için kükürt kullaniliyorsa bu zararlinin zarari pek hissedilmez. Çünkü kükürt bu zararliyi da kontrol altinda tutar. Ancak kükürt kullanilmayan baglarda yapraklarda kabarciklar görüldügü zaman ilaçlama yapilmalidir.

BAG FILOKSERASI: Filokseranin köklerde yasayan formuna kök filokserasi, yapraklarinda yasayan formuna yaprak filokserasi denir.Kök filokserasi yerli asmalarin köklerinde, yaprak filokserasi ise Amerikan asmalarinin yapraklarinda zarar yapar.
Kök filokserasi oval veya armut seklinde, sarimsi yesil esmer, kirmizi kahverengine kadar degisen renklerdedir. Sirtinda koyu renkli lekeler vardir. Agiz uzun bir emici hortum seklindedir. Vücut uzunlugu 0,5-1,3 mm' dir.
Yaprak filokserasi ise 1,5-1,7 mm, sari renkli sirt kismi lekesizdir. Emici hortumu daha kisadir.
Ayrica filokseranin kanatli ve kanatsiz olan formlari vardir. Filokseranin degisik formlari tarafindan 4 farkli tipte yumurta birakir. Bunlarin bir kismi küçük bir kismi büyüktür. Bir kismi döllenmis bir kismi döllenmemis yumurtadir.
Yumurtalardan çikan larvalar gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Boylari 0,55 mm kadardir. Yesilimsi sari renklidir. Dört gömlek degistirdikten sonra ergin olurlar.
Yurdumuzun tüm bag yetistiriciligi yapan yerlerinde yayilmistir. Zaman zaman hissedilecek derecede zarar yapar. Kök filokserasinin köklerde beslendigi yerlerde emgi sonucu meydana gelen siskinlikler görülür. Bu siskinliklerin çürüyüp dagilmalari ve bu seklin devamli tekrari köklerin görev yapamaz hale gelmesine sebep olur.
Yaprak filokserasi ise yeni açilan tomurcuklara girerek taze tomurcuk ve yapraklari sokup emer. Emgi noktalarinda yaprak dokusu alt yüze dogru çikintilar yaparak siskinlikler meydana gelir.
Filoksera ile bulasik olan baglarda zamanla sürgünlerde genel bir durgunluk, omcada zayiflik, yapraklarda küçülmeler, sararmalar görülür. Bogum aralari daralir. Çubuklar odunlasamadiklarindan kisin soguktan etkilenirler. Ayrica salkimlarda tanelerin seyreklestigi, normal sekerleme ve renklenmenin olmadigi görülür. Omcalar birkaç yil içinde agir bir durgunluk göstererek kururlar. Bu tip omcalar bagin içinde kümeler halindedir.
Kök filokserasi, kisi nimf halinde omca köklerinde geçirir. Ilkbaharda beslenerek ergin olurlar ve yeni dölleri vermeye baslarlar. Köklerde yumurtalar ve larvalar ana etrafinda birlikte bulunurlar. Beslenen ve gelisen larvalar ergin olarak yaz süresince bir kökten digerine ve toprak yarik ve çatlaklarina çikarak diger omcalara geçerler. Bunlara göçmen denir ve yeniden çogalarak yeni bulasmalara sebep olurlar. Bir yilda 4 veya daha fazla döl verirler.
Yaprak filokserasi, kisi omca gövde ve dallarinin kabuklari arasinda yumurta halinde geçirir. Havalarin isinmasi ve gözlerin uyanmasi ile birlikte yumurtalar açilir ve genç larvalar genç yapraklara giderek yapraklarin alt yüzeylerinde siskinlikler meydana getirirler. Yaz boyunca 6-7 döl verir.
Filokseranin omca kökünü emdigi kisimda omcanin gösterdigi reaksiyon ile bir mantar tabakasi meydana gelir ve bu tabaka kökün iç kisimlarini çürümekten korur. Yerli asmalarda bu reaksiyon yavas oldugundan mantar tabakasi ya çok ince tesekkül eder veya hiç tesekkül etmez. Amerikan asmalarinda bu tabaka çok kalin olmaktadir. Bu bakimdan %60'dan az kum ihtiva eden topraklarda bag tesisinde topragin tipine göre filokseraya dayanikli, topragin kireç oranina, üzerine asilanacak asma çesidine ve bölge kosullarina uyabilen anaçlar kullanilmalidir. Filoksera ile mücadelede en etkili yöntem budur. Bundan baska su hususlara da dikkat edilmelidir;
Filoksera'nin bulundugu bölgelerde temiz bölgelere toprakli veya topraksiz asma fidan ve çubuklari nakledilmemelidir.
Kök filokserasinin kimyasal mücadelesi yoktur. Yaprak filokserasi için yapraklarda siskinlikler görülür görülmez fidanliklarda bulunan asisiz köklü Amerikan asma fidanlari sökülerek yakilmalidir. Filokseranin kontrolü ancak karantina önlemleri ve dayanikli asma anaçlarinin kullanilmasiyla mümkündür. Bu nedenle filokseraya dayanikli anaçlarin üzerine yerli çesitlerin asilanmasiyla olusmus fidanlarla bag tesis etmek, filokseradan korunmak için tek yöntemdir.